Gemilerle Yapılan Düzenli Seferler Hakkında Yönetmelik Hükümleri

Hacı Kara
Dec 2023

GEMİLERLE YAPILAN DÜZENLİ SEFERLER HAKKINDA YÖNETMELİK HÜKÜMLERİ

                   Gemilerle Yapılan Düzenli Seferler Hakkında Yönetmelik[1] resmi gazetede yayımlanmıştır. 18’inci maddesi uyarınca Yönetmelik yayımlandığı tarihten üç ay sonra yani 22 Şubat 2024 tarihinde yürürlüğe girecektir.

                   Yönetmeliğe göre Kıyı tesislerimiz arasında düzenli sefer yapacak gemiler Milli Gemi Siciline veya Türk Uluslararası Gemi Siciline kayıtlı olmak zorundadır (Yönetmelik m. 5/2). TUGS Kanunu uyarınca ise Türk Uluslararası Gemi Siciline tescil edilen gemiler ve yatlar Türk Bayrağı çekerler. Bu Kanun uyarınca Türk Bayrağı çeken gemiler ve yatlar milli mevzuatla tanınmış olan haklardan yararlanırlar. Ancak, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanununun 823 üncü maddesi uyarınca Türk Bayrağı çekme hakkına sahip olmayan gemiler ve yatlar 815 sayılı Kabotaj Kanunu hükümlerinden yararlanamazlar. Türk Bayrağının çekilmesine ilişkin hakların ihlalinde Türk Ticaret Kanunu ve diğer ilgili mevzuat hükümleri uygulanır (TUGS m. 7)[2]. Kanun maddesi gereğince ise TUGS’a kayıtlı gemiler Türk Bayrağı çekmek yetkisine sahip olsalar da kabotaj hattında yani iki Türk kıyı tesisi arasında yük ya da yolcu taşıyamazlar. Bu yasaklanmıştır. Yani Kanunun izin vermediği bir hususa Yönetmelik hükmü ile cevaz verilmiştir.

                   Yönetmeliğin madde 10 vd. maddesi ise sorumluluk başlığını taşımaktadır. Madde incelendiğinde aslında sorumluluğun değil yükümlülüklerin ya da görevlerin düzenlendiğini görmekteyiz.

                   Sorumluluk kavramı[3], genel hukuk kuramında bazen “borçlardan yükümlülük”, bazen de “garanti”[4] anlamında kullanılır ki, bu anlamda sorumluluk kavramı, alacaklıların, borçluların malvarlığına kısmen veya tamamen el koymalarını ifade eder[5].     Sorumluluk kavramı aynı zamanda “eylemlerden sorumlu tutulabilme yeteneği” anlamında da kullanılır[6]. Bu son anlamda sorumluluk, medeni hakları kullanma ehliyetini anlatır. Diğer bir deyişle haksız ve kusura dayalı bir eylemden sorumlu tutulma yeteneğini gösterir[7].

                   Sorumluluk hukukunun konusunu, zarar verenin, zarar görenin uğramış olduğu zararı gidermek yani tazmin etmek oluşturmaktadır. Bu anlamda sorumluluk hukukuna tazminat hukuku da denilmektedir. Buna göre, sözleşme dışı olaylardan meydana gelen zararın giderilmesini düzenleyen normlar (kurallar) bütününe sorumluluk hukuku denilmektedir[8].

                   Fransız Hukuku’na göre, geniş anlamda hukuki sorumluluk, bir zararın giderimi ile ilgili sözleşme ve sözleşme dışı yükümlülüklerin tümünü kapsamaktadır[9]. Örneğin, istihdam edenlerin çalıştırdıkları kişilerin uğradıkları kazalardan hukuki sorumluluğunu veya bir hekimin, hastasının uğradığı zarardan uğradığı zarardan dolayı hukuki sorumluluğunu içerir[10].

                   İsviçre ve Alman Hukuku’nda ise, bir sözleşmenin icrasından doğan sorumluluklar (sözleşme sorumluluğu) ayrık tutulmakta ve sadece sözleşme dışı sorumluluğu ifade etmek üzere dar anlamda hukuki sorumluluk deyimi kullanılmaktadır[11].

                   Ayrıca, çok dar anlamda hukuki sorumluluk, genel hükümlere dayanmayan, fakat ağırlaştırılmış hukuki sorumluluklar öngören kurallardan kaynaklanan yani, sebep veya tehlike sorumluluğu gibi sorumlulukları ifade etmektedir[12].

 

[1] 22.11.2023 T. ve 32377 S. RG; Bu Yönetmeliğin yürürlüğe girmesi üzerine Yönetmeliği 17. maddesi ile 25.11.2010 T. ve 27766 S. RG’de yayımlanan “Deniz Yolu İle Yapılacak Düzenli Seferlere Dair Yönetmelik” yürürlükten kaldırılmıştır.

[2] 16.12.199 tarih ve 4490 sayılı “Türk Uluslararası Gemi Sicili Kanunu İle 491 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” 21.12.1999 T. ve 23913 S. RG’de yayımlanmıştır.

[3] Sorumluluk kavramı, Fransızca “Responsabilité”, Almanca “Haftung” (İBK m. 41.99), “Haftplicht” (LCR m.8), “Haftbarkeit” (İBK m.928) veya “Verantwortlichkeit” (İMK M.426), İtalyanca “responsabilita”, İngilizce “Liability” deyimleri ile ifade edilir, DESCHENAUX/TERCİER, Sorumluluk Hukuku, Ank. 1983, s. 1.

[4] Yani borçlunun malvarlığının borcunun teminatını teşkil etmesi, OĞUZMAN/ÖZ, s. 13.

[5] Bu anlamdaki sorumluluğa (...ile sorumluluk) da denilmektedir. OĞUZMAN Kemal/ÖZ Turgut, Borçlar Hukuku, Genel Hükümler, C. 1, B. 21, 2023, s. 13.

[6] Bu sorumluluğa (...den sorumluluk) da denilmektedir. Bu anlamı ile sorumluluk tazminat borcunun kaynağıdır. OĞUZMAN/ÖZ, s. 14, Bu anlamı ile sorumluluğun ana kaynakları, haksız fiil, haksız zenginleşme, sözleşmeye aykırılık ve vekaletsiz iş görmedir. TEKİNAY/AKMAN/ BURCUCUOĞLU/ALTOP, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, 6. B. İst. 1988, s. 25.

[7] DESCHENAUX/TERCİER, s.1.

[8] EREN, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, 7. Bası, İstanbul 2001, s. 456.

[9] EREN, Borçlar Hukuku, s. 457.

[10] Hukuki sorumlulukta da cezai sorumlulukta olduğu gibi kişiden, davranışının hesabını vermesi istenir. Fakat sorumluluğun dayandığı temeller farklıdır. Hukuki sorumluluğun sonucu, zarara uğrayanın zararını gidermeye yöneliktir. Oysaki cezai sorumlulukta toplumsal bir karakter söz konusudur. Burada suçlu cezalandırılmak suretiyle, toplumun korunması amaçlanmıştır. DESCHENAUX/TERCİER, s.2.

[11] EREN, Borçlar Hukuku, s. 457.

[12] DESCHENAUX/TERCİER, s. 2, İsviçre Federal Mahkemesi bir kararında, sorumluluk hukukunu bu şekilde en dar anlamı ile tanımlamıştır. EREN, Borçlar Hukuku, s. 457.